ANASAYFA

 

     BİYOGRAFİ


    FOTOĞRAF ARŞİVİ


    YAZILARI


    ÝLETÝŢÝM

NURETTÝN ESER

   
YAZILAR


 

 
                                              KÝTAPTAN ALINTILAR
 
 
...................
Zaten bu köylü çocuklarĂ˝ yaptĂ˝klarĂ˝ suçlarĂ˝ bile adaletsiz olduĂ°undan birkaç tanesine yirmi seneden aĂžaĂ°Ă˝ ceza dahi vermediler, çünkü bunlar pusu kurarak düĂžmanlarĂ˝nĂ˝ öldürmüĂžler, yani kalleĂžçe. Bunun ismine de adam öldürdüm diyebiliyor1ar ve bununla da övünüyorlar. Ýçlerinde köyün merasĂ˝ yüzünden de adam öldürerek buraya düĂžmüĂž olanlar olduĂ°u gibi kĂ˝z kaçĂ˝rmaktan veya hĂ˝rsĂ˝zlĂ˝ktan yatanlar var içlerinde. Mesela müptezel Arif, BalalĂ˝ Ramazan, Çubuklu KeloĂ°lan da hĂ˝rsĂ˝zlĂ˝ktan yatanlar arasĂ˝nda olma1arĂ˝na raĂ°men hĂ˝rsĂ˝zlĂ˝ktan düĂžmüĂž olan bir Ăžehir çocuĂ°unu nasĂ˝l kandĂ˝rĂ˝rĂ˝z da, Ă˝rzĂ˝na geçebiliriz diye çocuĂ°un etrafĂ˝nda fĂ˝r döndüklerini görüyorum.
Bizim çocuklarĂ˝n anlatmasĂ˝na göre bunlar burada en azĂ˝ndan yedi sekiz çocuĂ°un Ă˝rzĂ˝na geçerek o çocuklarĂ˝ çoĂ°u zaman karĂ˝ gibi kullandĂ˝klarĂ˝ yetmiyormuĂž gibi bir de diĂ°er köylü çocuklarĂ˝nĂ˝n bazĂ˝larĂ˝na da peĂžkeĂž çektikleri de oluyormuĂž. Bu gibi manzaralarĂ˝ yeni geldiĂ°im günlerde de gözlerimle görmem zaten bizi birbirimize yakĂ˝nlaĂžtĂ˝rarak, birlik yapmadĂ˝ mĂ˝.
Bizim birlik olmamĂ˝zdan sonra Ăžehir çocuklarĂ˝na sahip çĂ˝kýÞýmĂ˝z ve her yeni düĂžen çocuĂ°u da korumamĂ˝z altĂ˝na almamĂ˝z, onlarĂ˝n pis emellerini baltaladýðý için her ne kadar bize düĂžman gibi bakĂ˝yorlarsa da bizlere bir Ăžey diyemiyorlar. Yine de bozuk çocuklarĂ˝n etrafĂ˝nda da dönmekten geri durmuyorlar. Tabii biz de boĂž durmayĂ˝p bozuk çocuklara gereken haberi veriyor onlarĂ˝n aĂ°Ă˝na düĂžmemelerini tembihliyoruz.
AyrĂ˝ca gerek bizim grup gerekse CoĂž’un grubu tahtakaledeki gariban ve çaresiz çocuklara sigara gibi, yiyecek gibi konularda da karĂ˝nca kaderince yardĂ˝mcĂ˝ olmaya çalýÞýyoruz. Ne de olsa koĂ°uĂžta biz de hakimiyetimizi kurmuĂž vaziyetteyiz. Hiç olmazsa onlara kendimizi ezdirtmiyoruz. Tabii bu durumlara gelene kadarki zaman içinde, onlarĂ˝n da gözünden hiçbir Ăžey kaçmĂ˝yorsa da gerek bizlerin her hareketi kurallar çerçevesinde olduĂ°u için açýðýmĂ˝zĂ˝ bulamĂ˝yorlarsa da esas onlarĂ˝ korkutan meselenin idamlĂ˝k Cevat dayĂ˝nĂ˝n varlýðý olduĂ°unu da biliyoruz. Bu da onlarĂ˝ gerginleĂžtirdiĂ°i için her karÞýlaĂžmamĂ˝zda bizlere düĂžman gibi bakĂ˝yorlar bu yüzden de her an en ufak bir olayda büyük bir arbede çĂ˝kacaĂ°Ă˝ gün gibi aĂžikar. Buna da her iki tarafta hazĂ˝r vaziyette olduĂ°unun bilincinde nitekim de SatĂ˝lmýÞ Çaban isimli köylü çocuĂ°unun banyoya her zaman çaĂ°Ă˝rdýðý çocuĂ°u yine çaĂ°Ă˝rmasĂ˝ üzerine patlak veren duruma benim müdahale etmemle baĂžlayan olayda iri kĂ˝yĂ˝m olan SatĂ˝lmýÞ’Ă˝n bana aniden yumruk vurmasĂ˝yla pijamalĂ˝ poposuna soktuĂ°um yapma bĂ˝çak olayĂ˝n patlamasĂ˝na neden olunca yirmi kiĂžiye yakĂ˝n köylünün ellerinde deĂ°neklerle ayaklanarak üzerimize gelmelerine karÞýn, biz çocuklarĂ˝n da ellerinde deĂ°nekler ile onlara karÞýlĂ˝k vermeleri, koĂ°uĂžta tamamĂ˝yla bir iç harp baĂžlatmýÞ oldu.
Her ne kadar onlar iri kĂ˝yĂ˝m ise de bizim çocuklar da çevik olduĂ°undan onlara dahi baskĂ˝n çĂ˝kĂ˝yor, ayrĂ˝ca gerek Atila’daki gerekse Mustafada’ki kesici alet ile de birkaçĂ˝nĂ˝ vurmalarĂ˝ hele deli CoĂž’un ranza üzerinden narayĂ˝ patlattĂ˝kça bir tahtayĂ˝ birinin kafasĂ˝na vurmasĂ˝ benim de ranzalarĂ˝n altĂ˝ndan geçerek Ăžerefsiz Arif’in poposuna bir bĂ˝çak sokmanĂ˝n haricinde bir de yüzünü kesmemle ortalýðý bir yaygaradĂ˝r kapladĂ˝: “Anam beni Çiçi vurdu ölüyorum” diye kendini boylu boyunca yere atmasĂ˝ herkeste bir ĂžaĂžkĂ˝nlĂ˝k yaratmasĂ˝ üzerine köylülerin içinde de aklĂ˝ baÞýnda olanlar araya girerek her iki tarafa ateĂžkes ilan ettirdi ise de zaten her an beklediĂ°imiz kapĂ˝ açĂ˝lmasĂ˝nĂ˝ duymamĂ˝zla herkes ellerindeki sopalarĂ˝ ve de aletleri rastgele yerlere atmaya baĂžladĂ˝lar bile.
Her sabah koĂ°uĂžun çift kanatlĂ˝ demir kapĂ˝sĂ˝nĂ˝n açĂ˝lĂ˝rken çĂ˝karttýðý gürültü sanki bizi yataklarĂ˝mĂ˝zdan kaldĂ˝ran bir iĂžaretmiĂž gibi olur. O kapĂ˝ tĂ˝kĂ˝rtĂ˝sĂ˝nĂ˝ duymamĂ˝zla cezaevinde gün baĂžlĂ˝yor demektir. Bu seferki kapĂ˝ açĂ˝lmasĂ˝nĂ˝n gecenin onu sularĂ˝nda hiç de hayra alame t olmadýðýnĂ˝ kavgaya iĂžtirak eden herkes çok iyi biliyor. En önde baĂžgardiyan YaĂžar efendi, yanĂ˝nda da meĂžhur kurt köpeĂ°i olmakla birlikte arkasĂ˝nda da sekiz on kadar gardiyan, özel kesilmiĂž meĂže aĂ°acĂ˝ndan deĂ°nekler ellerinde, YaĂžar efendinin saĂ°Ă˝na ve soluna dizildiler. Her biri sanki can alacak AzraillermiĂž gibi, baĂž Azrail olan YaĂžar efendinin emirlerini bekliyorlar. KoĂ°uĂžun mesul müdürü olan ekipbaÞý Dursun’u yanĂ˝na çaĂ°Ă˝ran YaĂžar efendinin, kavganĂ˝n nedenlerini ve kimler tarafĂ˝ndan çĂ˝karĂ˝ldýðýnĂ˝ sormasĂ˝ üzerine, Dursun’un ilk gösterdiĂ°i kiĂži ben olmakla birlikte, sĂ˝ra ile Atila’yĂ˝, CoĂž’u, Mustafa’yĂ˝ ve Zeki’yi söylemesiyle, bizim bahçeye çĂ˝kmamĂ˝z emredildi. PeĂžinden de, “Demek ekipbaÞýna karÞý toplu isyan çĂ˝kartmak öyle mi” diyen elleri sopalĂ˝ gardiyanlarĂ˝n ortasĂ˝ndan geçerken sĂ˝rtlarĂ˝mĂ˝za yediĂ°imiz deĂ°nekler henüz baĂžlangĂ˝ç olduĂ°unu hepimiz de çok iyi biliyoruz. Çünkü cezaevinin ne tür bir iĂžkence yeri olduĂ°unu bilmeyen mahkûm yok. Bizim, bahçenin bir kenarĂ˝nda beklemekteyken yaralĂ˝larĂ˝ götürdüklerini görmemizin ardĂ˝ndan koĂ°uĂžta bizim çocuklardan bize yakĂ˝n kimler varsa hepsini de bahçeye çĂ˝karttĂ˝klarĂ˝nĂ˝ ve sĂ˝ra halinde buraya dizmelerinden sonra, karÞýlarĂ˝na geçen eli sopalĂ˝ gardiyanlarĂ˝n çocuklara emirle açtĂ˝rdĂ˝klarĂ˝ avuçlarĂ˝na deĂ°nekleri vurmaya baĂžladĂ˝lar bile. CanĂ˝ yanan çocuklar, ellerini açmak istemeyince, bu sefer deĂ°nekler kafalarĂ˝na, omuzlarĂ˝na veya sĂ˝rtlarĂ˝na iniyordu. Manzara tamamĂ˝yla ürkütücüydü.
Bir film seyretmiĂžtim, düĂžman askerleri fakir bir köyü basĂ˝yorlar, ellerindeki tüfek dipçikleri ile köylüyü dövüyorlar, maksatlarĂ˝ köyün kahramanĂ˝nĂ˝n nerede olduĂ°unu söyletmeye dayanĂ˝yor. Þu anki manzara da bir noktada aynen o filmdeki olanlara benziyor. Her ne kadar bunlarĂ˝n elindeki tüfek deĂ°il de deĂ°nekse ve bu gardiyanlar da düĂžman askeri deĂ°il de gardiyansa da aralarĂ˝nda Ăžu an hiçbir fark yok. Onlar da karÞýsĂ˝ndaki kimselerin canlarĂ˝nĂ˝ yakĂ˝yorlardĂ˝, bunlar da aynen onlar gibi karÞýsĂ˝ndaki çocuklarĂ˝n canlarĂ˝nĂ˝ yakĂ˝yorlarsa, bir noktada bu gardiyanlar da biz Ăžehir çocuklarĂ˝nĂ˝n düĂžmanĂ˝dĂ˝rlar. ÇoĂ°u zaman bu gardiyanlar, bu koĂ°uĂža gelerek, öĂ°le yemeklerini dahi burada, yemiĂž kiĂžiler olduĂ°u gibi, bunlarĂ˝n da köylü kimseler olduklarĂ˝ her hallerinden belli oluyor. Bu yüzden de köylüler dururken bizleri tutacak halleri yok ki. Cezaevine yeni girmiĂž gardiyanlar ilk acemiliklerini bu koĂ°uĂžta geçirirler. Bu süre içinde de onlarĂ˝n en iyi dostlarĂ˝ köylülerdir. Bu yüzden de aralarĂ˝nda her zaman manevi bir baĂ° vardĂ˝r. Ýþte o manevi baĂ°Ă˝n karÞýlýðýnĂ˝ verme zamanĂ˝ gelmiĂž olduĂ°undan bahçedeki çocuklara kĂ˝yasĂ˝ya deĂ°nekler ile giriĂžmiĂž olan gardiyanlar
çocuklarĂ˝n feryatlarĂ˝na dahi aldĂ˝rmadan vicdanlarĂ˝ dahi titremeden öyle kötü vuruyorlar ki suçlu suçsuz ayĂ˝rt etme yapmadan ne kadar Ăžehir çocuĂ°u varsa hepisini birden sĂ˝radan geçiriyorlar. Ýþin enteresan tarafĂ˝ da koĂ°uĂžun içinde kalan köylü çocuklarĂ˝ da pencerelerden bu manzarayĂ˝ seyrediyorlar, oysa esas suçlularĂ˝n onlarĂ˝n arasĂ˝nda olduĂ°unu kime anlatabiliriz ki. Neyse ki baĂž Azrailden emir çĂ˝ktĂ˝ da çocuklarĂ˝n iĂžkence vakitleri dolmuĂž olmasĂ˝yla canlarĂ˝nĂ˝n acĂ˝sĂ˝ndan oflayarak aĂ°layan çocuklarĂ˝ koĂ°uĂža sokmalarĂ˝ndan sonra, baĂž suçlu olan bizleri, aĂžaĂ°Ă˝ya götürüyorlar.
GetirildiĂ°imiz Müdüriyet binasĂ˝nĂ˝n ikinci katĂ˝ndaki tuvalete kapatĂ˝lan biz beĂž arkadaĂž, burada göreceĂ°imiz iĂžkence anlarĂ˝nĂ˝ beklemeye koyulduk, bu manzaralarĂ˝ gördükten ve yaĂžadĂ˝ktan sonra bundan üç dört yĂ˝l evvel Bentderesi’ndeki köprü baÞýnda olan kahvenin önüne bir sandalye koyarak, üzerine çĂ˝kĂ˝p yoldan geçen insanlara seslenen ve de onlara “Hey ahali, oylarĂ˝nĂ˝zĂ˝ kĂ˝rata verin ki sizin haklarĂ˝nĂ˝zĂ˝ arasĂ˝n, çalýÞtýðýnĂ˝z emek hakkĂ˝nĂ˝zĂ˝, size fazlasĂ˝yla versin, sizi jandarma dipçiĂ°inden ve polis copundan kurtarsĂ˝n” diyen kabadayĂ˝ Topal Ziya’nĂ˝n vaazlarĂ˝nĂ˝ Ăžu an hatĂ˝rlasana nereden aklĂ˝ma geldi ise “Bir gün demokrasi gelecek, sizler de haklarĂ˝nĂ˝zĂ˝ özgürce arayabileceksiniz. O günlere kavuĂžmak istiyorsanĂ˝z oylarĂ˝nĂ˝zĂ˝ Demokrat Parti’ye vermeyi ihmal etmeyin” gibi sözleri hâlâ kulaklarĂ˝mda. Beni bile el ilanlarĂ˝ daĂ°Ă˝tmak için az mĂ˝ koĂžturmuĂžlardĂ˝.
Evet gerçekten de Demokrat Parti, ikdidara gelmiĂžti ama bizler için ne deĂ°iĂžtiĂ°ini ben bilemiyordum. BildiĂ°im  bir Ăžey varsa o da Ăžu an bizlere ne gibi bir iĂžkence yapacaklarĂ˝ydĂ˝.
Tuvaletin kapĂ˝sĂ˝nĂ˝n açĂ˝lmasĂ˝yla Çiçi kimse gelsin demeleri üzerine kapĂ˝dan çĂ˝kmamla omzumdan tutularak, halka olmuĂž gardiyanlarĂ˝n ortasĂ˝na bir çuvalmýÞým gibi fĂ˝rlatĂ˝ldĂ˝m.
Hemen ayak bileklerime saldĂ˝ran iki gardiyan, ayaklarĂ˝m havaya sĂ˝rtĂ˝m da beton zemine yapýÞtĂ˝ bile, bir saniye içinde falakayĂ˝ ayaklarĂ˝ma geçirerek sopaya hazĂ˝r hale getiriĂžlerini içimden takdir etmeden yapamadĂ˝m. Zira bunlarĂ˝n, falaka takmakta Ýkinci Þube’den daha usta olduklarĂ˝nĂ˝ görmem benden tam not almalarĂ˝na vesile oldu. HĂ˝zlĂ˝ deĂ°nek vurmalarĂ˝ da ile Ýkinci Þube’den daha ustaydĂ˝, sanki demirci yanĂ˝nda çalýÞmýÞlar gibi karÞýlĂ˝klĂ˝ sĂ˝ra ile öyle ustalĂ˝klĂ˝ deĂ°nekleri vuruyorlar ki, deĂ°nekler ayaklarĂ˝mĂ˝n altĂ˝nda çarpýÞýyor. Sanki ateĂžte kĂ˝zartĂ˝lmýÞ demire Ăžekil vermek için, dövülen kĂ˝zarmýÞ demire balyoz sallĂ˝yorlarmýÞcasĂ˝na, öyle ustalĂ˝klĂ˝ vuruyorlar ki deĂ°nekleri, canĂ˝m müthiĂž acĂ˝yor, baĂ°Ă˝rmak istiyorum, bir türlü baĂ°Ă˝ramĂ˝yorum, çünkü göĂ°süme oturarak, benim deĂ°nekleri yedikçe can acĂ˝sĂ˝ndan hareket yapmam önleyerek ayaklarĂ˝mĂ˝ düzgün tutmakla görevli gardiyan, acemi midir nedir göĂ°süme oturduĂ°u için nefes almama mani oluyor, bu yüzden de ne baĂ°Ă˝rabiliyorum ne de yeterince nefes alabiliyorum. Öyle bir duruma geldim ki deĂ°neklerin acĂ˝sĂ˝nĂ˝ unuttum da nefes alma derdine düĂžtüm, iĂžin tuhafĂ˝ kollarĂ˝mĂ˝ da yanlardan ayaklarĂ˝ ile sĂ˝kýÞtĂ˝rmýÞ olduĂ°undan en ufak hareket edecek durumda deĂ°ilim. Neredeyse boĂ°ulmak üzere olduĂ°unu hissetmemle birlikte can havliyle kollarĂ˝mĂ˝ kurtarmaya muvaffaku olmamla birlikte yine can havliyle göĂ°sümdeki gardiyanĂ˝ öyle bir itekleyiĂžim vardĂ˝ ki kendisi ile birlikte deĂ°nekleri vuranlar da ĂžaÞýrdĂ˝ bu iĂže. Ancak “boĂ°uluyorum” diyebilmiĂžim, onlar da vaziyeti anlamýÞ olmalĂ˝lar ki alelacele ayaklarĂ˝mdan falakayĂ˝ çĂ˝kartarak beni koridorun boĂž tarafĂ˝na gönderdiler. YavaĂž yavaĂž da gezinmem için baÞýma bir gardiyan verdiler. Eli deĂ°nekli gardiyan biraz duracak olsam, hemen kĂ˝çĂ˝ma deĂ°neyi yapýÞtĂ˝rĂ˝veriyor. Oysa bu gezinmek öyle can yakĂ˝yor ki falakadan sonra sanki yeniden dövülüyormuĂž gibi oluyor insan. Bu yüzden de yürümeyi yavaĂžlatĂ˝yorum, çünkü aynĂ˝ benim kalktýðýn yere yatĂ˝rĂ˝lmýÞ olan Atila’nĂ˝n dayak yiyiĂžini görmek istemiyorum. Çünkü bu yürekli arkadaĂžlarĂ˝n böyle durumlara düĂžmesine, bir noktada ben sebep olduĂ°umdan dolayĂ˝ kendimi suçlu gibi görüyorum.
Benim yürümekte aĂ°Ă˝rdan aldýðýmĂ˝ gören kĂ˝sa boylu Kürt Ăživeli KarslĂ˝ gardiyan, “AnlaÞýldĂ˝ sen böyle yürümeyeceksin” demesiyle birden omuzlarlarĂ˝mdan tutarak, sanki eĂžek sĂ˝rtĂ˝na biniyormuĂžçasĂ˝na sĂ˝rtĂ˝ma binmez mi! Böylesini ilk defa gördüĂ°ün için öyle zoruma gitti ki canĂ˝mĂ˝ diĂžime takĂ˝p, merdiven baÞýna kadar onu sĂ˝rtĂ˝mda taÞýyabildim. Tam merdivenin baÞýna geldiĂ°imde zaten Atila’nĂ˝n baĂ°Ă˝rtĂ˝sĂ˝ da canĂ˝mĂ˝ sĂ˝kmasĂ˝yla birden ,”Yeter ulan bizler gavur muyuz diyerek” sĂ˝rtĂ˝mdaki gardiyanla birlikte kendimi merdivenlerden aĂžaĂ°Ă˝ attĂ˝m. Atarken de gardiyanĂ˝ alta düĂžürecek Ăžekilde attĂ˝m ki, bir yeri kĂ˝rĂ˝lĂ˝rsa da onun ki kĂ˝rĂ˝lsĂ˝n, ben onun üstüne düĂžüyüm de benim bir yerim kĂ˝rĂ˝lmasĂ˝n düĂžüncesiyle, gayet ustalĂ˝klĂ˝ o alta ben onun üstüne düĂžmüĂž olmakla birlikte yarĂ˝ numara yarĂ˝ gerçek birkaç basamak yuvarlandĂ˝ktan sonra merdiven düzlüĂ°ünde “Anam belim” diye kĂ˝vranmaya baĂžladĂ˝m. GardiyanĂ˝n feryadĂ˝ beni bastĂ˝rdýðýndan, Atila’yĂ˝ dövenler de gardiyanĂ˝n yardĂ˝mĂ˝na geldiler. OnlarĂ˝n gelmesiyle yerinden kalkmak isteyen gardiyan bana küfürler ederek, “Mahsustan attĂ˝ beni sĂ˝rtĂ˝ndan” diye bana kĂ˝zĂ˝yordu. O ara odasĂ˝ndan çĂ˝kmýÞ ve durumu kavramýÞ olan baĂžgardiyan YaĂžar efendi, “Onun ne canĂ˝ var da bir de sĂ˝rtĂ˝na biniyorsun! Götürün onu da revire gösterin bakalĂ˝m bir yeri kĂ˝rĂ˝k çĂ˝kĂ˝k mĂ˝, burdaki çocuklarĂ˝ da götürün zindana, Ăžayet onun da bir Ăžeyi yoksa onu da atĂ˝n zindana, yarĂ˝n konuĂžuruz onlarla” demesi üzerine, ben içimden bu iĂžin tuttuĂ°una seviniyorum, çünkü diĂ°er arkadaĂžlarĂ˝ sopadan kurtarmýÞ oluyordum. Revire giderken de her ne kadar topallĂ˝yorsam da kendimi yokladýðýmda herhangi bir yerimde kĂ˝rĂ˝k çĂ˝kĂ˝k olmadýðýnĂ˝ biliyorum. YalnĂ˝z ayaklarĂ˝mĂ˝n altĂ˝ müthiĂž acĂ˝yor.
Revire bakan mahkûm sĂ˝hhiyecinin beni öylesine bir muayene ettikten sonra bana manalĂ˝ bir bakýÞla, “BaÞýn belada ise seni burada alĂ˝korum” demesi adeta midemi bulandĂ˝rmýÞ olduĂ°undan “Ben arkadaĂžlarĂ˝mĂ˝n yanĂ˝na gideceĂ°im” demem üzerine verdiĂ°i iki aspirini içip gardiyan nezaretinde zindan denen yere getirildim. ArkadaĂžlarĂ˝mĂ˝n kapatĂ˝ldýðý hücreye beni de attĂ˝lar. Zifiri karanlĂ˝kta her birimiz bir kenara oturup onlarĂ˝n sigara içmeleri sürerken, ben de beton zemin üzerine ayakkabĂ˝mĂ˝n tekini kalçamĂ˝n altĂ˝na koyup diĂ°er tekini de yastĂ˝k gibi kullanarak, kendimi uykuya bĂ˝raktĂ˝m çünkü vücudum çok yorulmuĂžtu. Gözlerimden uyku akĂ˝yordu, Atila’nĂ˝n da beni taklit etmesi üzerine, “Atila sĂ˝rtĂ˝nĂ˝ bana dayarsan, her ikimiz de üĂžümeyiz”demem, onun da hoĂžuna gitmiĂž olmalĂ˝ ki, aynen de öyle yapmasĂ˝yla gerçekten sĂ˝rtlarĂ˝mĂ˝z birbirinizi Ă˝sĂ˝tĂ˝yordu. Mecburen arkadaĂžlar da kendilerine göre bir yatýÞ stili yaratarak beton zemine kendilerini bĂ˝rakĂ˝p uyumaya dalmýÞ olmalĂ˝lar. Çünkü ben bunca sopa ve mücadeleden sonra öyle güzel bir uyku çekmiĂžim ki gözlerimi açtýðýmda bulunmuĂž olduĂ°umuz hücrenin ufacĂ˝k hava deliĂ°inden sĂ˝zan gün ýÞýðýnĂ˝ görünce sabahĂ˝n bu kadar çabuk oluĂžuna ĂžaÞýrdĂ˝m. Ne de güzel uyumuĂžum onca sopalarĂ˝n üzerine. Aynen böyle tatlĂ˝ bir uyku da KöprübaÞý karakolunda uyumuĂž olduĂ°umu hatĂ˝rladĂ˝m. Her nedense iyi bir sopadan sonra öyle bir tatlĂ˝ uyunuyor ki, zemin beton olsa dahi.
Hücrenin köĂžesindeki tuvalete ufak bir su dökdükten sonra, tekrar yatĂ˝p uyumak istediysem de, bunun mümkün olamayacaĂ°Ă˝nĂ˝ anlamamla, tekrar kalktĂ˝m. ArkadaĂžlar hâlâ uyuyorlardĂ˝.
Aradan ne kadar zaman geçtiĂ°ini bilmiyorum ama, dýÞ kapĂ˝nĂ˝n açĂ˝lmasĂ˝nĂ˝ duymam üzerine, arkadaĂžlarĂ˝ kaldĂ˝rdĂ˝m. Az aradan sonra da bizim hücrenin kapĂ˝sĂ˝ açĂ˝ldĂ˝. KapĂ˝nĂ˝n açĂ˝lmasĂ˝yla kapĂ˝da Cevat dayĂ˝ ile uzun boylu inceden bir abi daha vardĂ˝ gardiyan onlarĂ˝n yanĂ˝nda hazĂ˝rolda duruyordu. Bizler de onlarĂ˝ görmemizle, saygĂ˝lĂ˝ bir Ăžekilde, baĂžlarĂ˝mĂ˝z yere doĂ°ru eĂ°ik, yarĂ˝ utanma duygusu yarĂ˝ da kendisine olan saygĂ˝larĂ˝mĂ˝zdan olsa gerek öylece duruyoruz. Cevat dayĂ˝, Ăžöyle bir içeriye göz attĂ˝ktan sonra, gardiyana dönerek, “Nerede ulan bu çocuklarĂ˝n yataklarĂ˝, yoksa bu geceyi betonun üzerindeki geçirdiler” deyince, gardiyan sus pus olmuĂžcasĂ˝na sesini çĂ˝kartamayĂ˝nca sessizce bizleri tetkik eden ince uzun boylu, abinin, “Cevat Allah bunlara fĂ˝rsat vermesin. Olan olmuĂž yalnĂ˝z, kavganĂ˝n sebebi nedir, onu bilelim ki bunlar koĂ°uĂžlarĂ˝na gittikleri zaman yeniden kavga yapmalarĂ˝nĂ˝ önleyelim” dedi. Cevat dayĂ˝nĂ˝n yanĂ˝ndaki bu abinin Çerkez Mustafa olduĂ°unu anlamamla gĂ˝yabĂ˝nda ona
olan hayranlýðý, kendisini görmemle sevgi ve saygĂ˝ya dönüĂžtü.
KavganĂ˝n sebeplerini de anlatmak bana düĂžüyor olduĂ°undan, onlara hitaben:
Çocuk koĂ°uĂžunda çok kötü ahlaksĂ˝zlĂ˝klar oluyordu. KoĂ°uĂžu yeni düĂžmüĂž olan saf Ăžehir çocuklarĂ˝nĂ˝n köylüler tarafĂ˝ndan Ă˝rzlarĂ˝na geçiliyordu. Nerdeyse çocuklarĂ˝ karĂ˝ gibi kullanmak istiyorlardĂ˝.
ÞaĂžkĂ˝nlĂ˝ktan birbirlerinin yüzüne bakan Cevat dayĂ˝ ile Mustafa abi bana hitaben:
Sen neler söylüyorsun?
Evet abi, ben doĂ°rularĂ˝ söylüyorum. Ýþte arkadaĂžlarma da sorabilirsiniz.
Evet abi Çiçi arkadaÞýmĂ˝z gerçeklerden bahsediyor. Bu durumlara dayanamadýðýmĂ˝z için, bizim de Ăžehir çocuklarĂ˝na sahip çĂ˝kmamĂ˝zdan rahatsĂ˝z olan köylü çocuklarĂ˝ topluca üzerimize deĂ°nekler ile saldĂ˝rdĂ˝. Biz de kendimizi korunak istedik.
Peki bu olanlarý baÞgardiyan YaÞar efendiye anlatmadýnýz mý?
Anlatmaya fĂ˝rsat vermediler ki. KavganĂ˝n neticesinde koĂ°uĂža geldiler, ne kadar arkadaÞýmĂ˝z ve Ăžehir çocuĂ°u varsa sĂ˝radan sopa ile giriĂžtiler. Bizi de elebaÞý diye aĂžaĂ°Ă˝ getirip falakadan geçirdiler. Sonradan da buraya kapattĂ˝lar.
Cevat dayĂ˝ ile Mustafa abi sinirden neredeyse titriyorlardĂ˝.
Çocuk koĂ°uĂžu diye ilgi göstertmediĂ°imiz yerde neler oluyormuĂž da haberimiz olmuyor Mustafa bizim esas dikkat etmemiz gereken yer demek ki çocuk koĂ°uĂžu olmalĂ˝ymýÞ.
Gardiyana dönen Mustafa abi:
Dinledin deĂ°il mi konuĂžulanlarĂ˝? Bu çocuklar yarĂ˝nĂ˝n yiĂ°it birer delikanlĂ˝larĂ˝dĂ˝rlar. Öyle olmasalar koĂ°uĂžta olan ahlaksĂ˝zlĂ˝klara göz yumarak boĂž verirlerdi. Ama bunlar öyle yapmayĂ˝p ahlaksĂ˝zlĂ˝klara karÞý çĂ˝karak, bu yaĂžta haksĂ˝zlĂ˝klara karÞý çĂ˝ktĂ˝lar. Sen Ăžimdi bu çocuklarĂ˝ alĂ˝p doĂ°ru koĂ°uĂžlarĂ˝na götür, biz de baĂžgardiyan YaĂžar efendinin yanĂ˝na gidelim de, anlatalĂ˝m bu olanlarĂ˝.
Bizi hücreden çĂ˝kartarak koĂ°uĂžlarĂ˝mĂ˝za getirdiler. Bizi sapasaĂ°lam karÞýlarĂ˝nda gören gerek bizim arkadaĂžlar gerekse Ăžehir çocuklarĂ˝ adeta bayram yapĂ˝yorlardĂ˝. Bizi birer kahramanmýÞýz gibi karÞýlamalarĂ˝ bayaĂ°Ă˝ hoĂžuma gitti. Fakat bizlerin geldiĂ°ine sevinmeyen ve bizi görmeleriyle suratlarĂ˝ asĂ˝lan kimseler de vardĂ˝ haliyle, onlar da köylü çocuklarĂ˝ idi. AslĂ˝nda onlara çocuk da denmezdi ama nüfus kaĂ°Ă˝tlarĂ˝ndaki yaĂžlarĂ˝nĂ˝n küçük olmasĂ˝ nedeniyle onlarĂ˝ kanunen buraya kapatĂ˝yorlardĂ˝. Ýçlerinde, deĂ°il onsekiz yaÞýnĂ˝ doldurmamýÞ olmak, yirmi yaÞýnda olanlar dahi vardĂ˝. Ama nüfus kaĂ°Ă˝tlarĂ˝ onsekizinden küçük gösterdiĂ°i için burada yatĂ˝yorlardĂ˝.
HavanĂ˝n güllük gülistanlĂ˝k olmasĂ˝ üzerine bahçenin güneĂž vuran köĂžesine battaniyeleri ve yastĂ˝klarĂ˝ getiren arkadaĂžlar ile hep birlikte oturup çaylarĂ˝mĂ˝zĂ˝ içiyoruz. Bir yandan da geceki kavgadan bahsediliyor. Þu Ăžöyle vurdu, ben Ăžunu yaptĂ˝m, falan bunu yaptĂ˝, fiĂžmekan böyle çaktĂ˝ gibilerinden boĂž laflar beni sĂ˝ktýðý için, “BĂ˝rakĂ˝n geçmiĂžteki kavgayĂ˝ da bundan sonra olacaklara bakalĂ˝m” diyerek konuĂžmacĂ˝larĂ˝ susturmuĂžtum ki bahçe kapĂ˝sĂ˝nĂ˝n açĂ˝lmasĂ˝ üzerine içeriye giren baĂž gardiyanĂ˝n yanĂ˝ndaki Cevat dayĂ˝ ile otuz yaÞýnĂ˝ geçmeyen sĂ˝rĂ˝m gibi Çerkez Mustafa abinin giriĂži ile hemen yerimizden kalkarak onlara doĂ°ru yürüdük. YanlarĂ˝na geldiĂ°imizde de gerek ben gerekse Atila ve Mustafa da hoĂž geldiniz demeyi ihmal etmedik.
EkipbaÞý ile dört yardĂ˝mcĂ˝sĂ˝nĂ˝ yanĂ˝na çaĂ°Ă˝rtan baĂžgardiyan YaĂžar efendi onlara:
BakĂ˝n çocuklar, geçmiĂži kurcalamayacýðým. Ama bundan sonra, burada bir tek çocuĂ°a yanlýÞ bir durum olursa bunun mesulü olarak sizlerin yakasĂ˝na yapýÞacaĂ°Ă˝m ona göre. Burada görevini yerine getir.
Ben sana gerekeni konuÞmuÞtum ama seni bu sefer baÞefendiye baðýÞlýyorum.
diyen Cevat dayĂ˝nĂ˝n konuĂžmasĂ˝ndan sonra söz alan Mustafa abi:
Bak delikanlĂ˝, sen bunlarĂ˝n baÞýnda bir aĂ°abeysin, yaÞýn da bunu gösteriyor. AyrĂ˝ca cezaevi idaresi de seni layĂ˝k görmüĂž ki sana bu görevi vermiĂž. Senin görevin, hiç kimseyi ayĂ˝rmadan kardeĂžâne bir Ăžekilde yönetmektir. Ama bunun böyle olmadýðýnĂ˝ duyduĂ°umda inan bizler çok üzüldük. Her türlü adiliĂ°i yapanlar koĂ°uĂžta kaldĂ˝, bu adiliklere karÞý çĂ˝kan delikanlĂ˝lar göz göre göre ezildi. Bu da senin iĂžgüzarlýðýndan kaynaklandĂ˝. Bundan sonra ayaĂ°Ă˝nĂ˝ denk al, hak ve adaletten ayrĂ˝lma. EtrafĂ˝ndaki arkadaĂžlarĂ˝nĂ˝n çirkinliklerine sakĂ˝n göz yumma. Bunun cezasĂ˝nĂ˝ sen çekersin. Bizler buralarda olan çirkin olaylara göz yumarsak, insanlýðýmĂ˝zĂ˝n hiçbir deĂ°eri kalmaz. Bu dört duvar içinde yatan bir sürü kimseler de çirkin adamlarĂ˝n elinde kalĂ˝rlar. Ýþte o zaman da ne insanlýðýn bir deĂ°eri kalĂ˝r ne de düzenin adaleti kalĂ˝r. Ýyi bir delikanlĂ˝ etrafĂ˝ndaki çirkinliklere meydan vermeyendir. SanĂ˝rm konuĂžmalarýýzdan bir Ăžeyler kapmýÞsĂ˝ndĂ˝r. Daha fazla konuĂžmaya da gerek görmüyorum. Cümleten AllahaĂ˝smarladĂ˝k diyerek gidiyoruz, hoĂžçakalĂ˝n.
 
 
...............

ParamĂ˝z kĂ˝ttĂ˝,yüreklerimiz zengin
Birbirimize baðlýyýz,etmiÞiz yemin
Ruhlarýmýz anlaÞýr,ince ve derin
Delikanlýlýk yolunda Ýstanbul bizim
 
Zalim kabadayýlar bir bir yok oldular
Gerçek delikanlĂ˝ karÞýsĂ˝nda duramadĂ˝lar
Ýstanbul’u titretmiĂžler uzun zamanlar
Kaba kuvvetle sindirmiÞler nice yýllar
 
Gördüler karÞýlarĂ˝nda biz delikanlĂ˝larĂ˝
Þaþýrdýlar ne edip ne yapacaklarýný
Anladýlar polisten de fayda olmadýðýný
Kimi araziye uydu,kimi Avrupaya kaçtĂ˝
 
ArkadaÞýmýza da baÞlýk yakýÞýyordu
AĂ°zĂ˝na alkolün zerresini koymuyordu
Hele garipleri kollamasĂ˝ yok mu
Onun bu huylarĂ˝ bizi mest ediyordu
 
YavaÞ yavaÞ,saðlam adým ilerliyoruz
Ýnsanlýðýn inceliklerini biliyoruz
Bir de bunu toplumda tatbik ediyoruz
Halk ve polis tarafýndan seviliyoruz
 
Sene 1976  anarĂži her yöreyi sarmýÞ
Gençlerin kimi saĂ°cĂ˝ kimi solcu olmuĂž
Tuzaklar kurulmuÞ,beyinler yýkanmýÞ
Birbirine saldýrýyor,sanki kudurmuÞ
 
Biz hemen toplanýp karar aldýk
Siyasi konulara bulaÞmayacaktýk
BulaÞan kimseye vermedik salýk
Bizler aslýnda sosyal demokrattýk
 
ArkadaÞýmýzý beÞ yýlda kral yaptýk
Kolay deðildir bu yollarda krallýk
O da hakkýný veriyor,inkar yanlýÞ
BaĂžladĂ˝ para akmaya,çoĂ°aldĂ˝ arpalĂ˝k
 
ParanĂ˝n çokluĂ°undan sallandĂ˝ krallĂ˝k
Pis para,adi para derken geldi aðalýk
Ýlk deðiþikliklere evlerden baþlandý
Bu da yarattý bizler de acaip ÞaÞkýnlýk
 
Daha sonra baÞladý arkadaÞ kýyýmý
Yetmedi arkadaÞa delikanlý krallýðý
YavaÞ yavaÞ ekarte etti dostlarýný
Daha olmadý ilan etti kabadayýlýðýný
 
Para gücünü buldu,kabadayĂ˝lýða soyundu
ArkadaÞlarýna hor baktý,yanýndan kovdu
Etrafýna yaðcýlarla,dalkavuk doldu
UtanmayĂ˝ kaldĂ˝rmak için eroin içiyordu
 
Bu durumlarĂ˝ yakinen hep seyrettim
Maddi olarak kendine baĂ°lĂ˝ deĂ°ildim
Bu yüzden dostluĂ°u devam ettirdim
ÞaĂžkĂ˝ndĂ˝m yok oldu gençlik idealim
 
Bir insan bu derece deĂ°iĂžebilir miydi
O mertlik duygularĂ˝ hani nereye gitti
Hayretle izledim aklým ermedi
Amaç para ve Ăžöhretse zaten kendinindi
 
Nalýncý keseri gibi hep yonttu kendine
Ondan bir Ăžey talep etmek kimin haddine
Nasýl uðrayabildi bu derece deðiÞime
Anlayabilmek için gidiyorum hep peĂžine
 
Sonunda onun zavallý olduðunu anladým
Dünya malĂ˝na deĂ°er verdiĂ°ini saptadĂ˝m
Her hareketinin sahteliðini yakaladým
Ne yalan söyleyim ki ben de geç anladĂ˝m
 
ArkadaÞ beni yeterince tanýmýyordu
Kendini herkesten akýllý sanýyordu
YakĂ˝nlarĂ˝nĂ˝,çevresini kandĂ˝rĂ˝yordu
Bilmiyor ki aldanan kendi oluyordu
 
Nereden bilsin ki ben amatör yazarĂ˝m
YaĂžar görürüm sonra notumu tutarĂ˝m
Ýçimde dert taÞýmam,kaĂ°Ă˝da yazarĂ˝m
Bir gün gelir onlarĂ˝ tarih yaparĂ˝m
 
Bizden sonrada yaĂžayacak nesiller
Benzeri yaĂžam devam edecek seneler
Gençlere bir Ăžey verebilirsem eĂ°er
Bana huzur verir kabrimde ki yer
 
Dünya malĂ˝ dünyada kalĂ˝r derler
Biraz düĂžününce doĂ°ru söz ederler
Madde hýrsý nereye kadar gider
Sonuçta böceĂ°e yem olur bedenler
 
Ýnsan sevgisine hep deðer verdim
Bazýlarýný ayarýndan fazla sevdim
Bunun acĂ˝larĂ˝nĂ˝ inleyerek çektim
Yinede insanlarĂ˝ sevmeden edemedim
 
       18-5-1993.    Nurettin ESER

  
  
ATATÜRK VE EÐÝTÝM
 
Atatürk saĂ°ken Ăžöyle der mecliste
Milletin ekseriyeti yaĂžar köylerde
Köyden baĂžlamalĂ˝yĂ˝z eĂ°itime
Ývedilik verin köy enstütülerine
 
1940 yĂ˝lĂ˝nda açĂ˝lan köy enstütüleri
On yĂ˝l içinde eĂ°itti birçok gençleri
Kimi marangoz,demirci,kimi zĂ˝raatçĂ˝
Demokrat parti kapattĂ˝ bu fakülteleri
 
Kapatýlalý kýrk yýlý aÞan o mektepler
KapatĂ˝lmayĂ˝p ta bugünlere gelseydiler
KalĂ˝r mĂ˝ydĂ˝ köylerde vasĂ˝fsĂ˝z gençler
Neden yasaklandĂ˝ o güzel fakülteler
 
Kimse anlamadĂ˝ neden kapandĂ˝ o yerler
KaranlĂ˝k amellere terk edildi gençler
GençliĂ°e hiç ilgi göstertmediler
BaÞýboÞ bir topluma sebebiyet verdiler
 
O okullar yerine imam hatip kondu
Birçok köy gençleri yapĂ˝ldĂ˝ sofu
Ýlim,irfan diyerek sanat unutuldu
O güzelim gençlik boĂžuna uyutuldu
 
O devrin yanlýÞý bu devirde baÞ verdi
Aslýnda eskidir dini konular meselesi
Araplar bu yüzden içimize girdi
HalkĂ˝ tarikatlara ayĂ˝rĂ˝p böldü milleti
 
AmaçlarĂ˝ Türkleri,yapmak ister Araptan
Milliyetini unutsun olsun der Müslüman
Nitekim dedikleri tutar,OsmanlĂ˝ batar
Kaçacak delik ararlar Mustafa Kemal’den
 
Yedi Avrupa devleti istila etmiĂž yurdu
Bize bĂ˝rakmýÞlar sadece orta Anadolu’yu
Milletin kafasýna sokulmuÞ din afyonu
Türklük unutulmuĂž tutmuĂž ArabĂ˝n oyunu
 
HalkĂ˝n arasĂ˝na karýÞan Atatürküm
UyanĂ˝n demiĂž ey benim asil Türküm
Bu güzel yurt,özbe öz sizin
Size emrediyorum,Ülkeniz için ölün
 
Milletçe elele verip ĂžahlanĂ˝rĂ˝z
DüĂžmanĂ˝ kovalar denize dökeriz
VatanĂ˝ söke söke kurtarĂ˝rĂ˝z
Yeniden çaĂ°daĂž bir ulus yaratĂ˝rĂ˝z
                        
AsĂ˝rlardĂ˝r yapmak isterler Müslüman
Atatürk hüvviyet vermiĂž yazĂ˝yor Ýslam
Neden uĂ°raÞýp olun der Müslüman
Erbakan’a bakĂ˝n belki soyu Arabistan
 
Yalnýz inanan onlar mý Tanrýya
Sakal býrakmakla olunmaz hoca
Keçide sakallĂ˝ benzer mi adama
Girmeyin Allah'la kul arasýna
 
Tanýrým efendiler sizi iyi tanýrým
Mayanýz cehalet iÞiniz dini talkým
Bu insanlar bizimdir aldatmayýn
Sizler istismarcýsýnýz bunu kanýtlarým
 
Türkiye laiktir laik kalacak
Dini ÝslamdĂ˝r öyle anĂ˝lacak
YobazlarĂ˝n kökü kazĂ˝nacak
ÇĂ˝karcĂ˝ hocalardan kurtulacak
 
Ben Türküm kitabĂ˝m Kur'an
Atamdan kalan dinim Ýslam
Din içimdeki imanĂ˝mdan
Neden ol derler Müslüman
 
MüslümanlĂ˝k araplara has deyim
Türküm Müslümandan evvel kökenim
Ýslamiyeti kabul etmiþ neslim
Neden istenir Araplara özeneyim
 
 
          10-8-1994      Nurettin ESER  
    

 
  
 
Uzun yýllar halkýmýzý uyuttunuz
Dini yoldan taraftarda buldunuz
Þimdi de yönetime göz koydunuz
Söyler misiniz siz kim oluyorsunuz
 
Ülkeye ne geldiyse cehaletten geldi
Matbaaya bile gavur icatýdýr dendi
Yazdýrmadýnýz o icata Allah ismini
Ýki yüz yĂ˝l sonra ancak yurda girdi
 
Dini istismarcýya baÞlýk yapanlarýn
Serveti nereden yapmýÞlar bakýn
Bu yobazlara kanmayýn sakýn
Bunlarýn Tanrýsý para unutmayýn
 
Cehalet gözlerde kara bir perde
HacĂ˝ hoca yoluyla girerler beyne
Aldanma her hocayým diyene
Hep menfaate dolanĂ˝r çoĂ°u sahte
 
Kanma bu gibilerin fendine
Hep çĂ˝karĂ˝na ederler vecde
Allah cenneti vaat etmese
Ona dahi etmezlerdi secde.           
 
 
          12-8-1994         Nurettin ESER
    

 
  
 
 TOPLUMSAL KONULAR.       -11-  
 
Gençlerin alnĂ˝na vuruldu sabĂ˝ka
Sahip çĂ˝kĂ˝lmadĂ˝ bĂ˝rakĂ˝ldĂ˝ sokaĂ°a
Ýþ veren almadĂ˝ çalýÞtĂ˝rmaya
DamgalĂ˝ gençler kaydĂ˝ yeraltĂ˝na
 
Kimi oldu kumarhaneci
Kimi oldu külhan beyi
Kimi kaçakçĂ˝lýðý seçti
Kimi de oldu kerhaneci
Kimisi oldu yankesici
Kimi oldu gece iĂžçisi
Kimi ise eroinci
Kimi de torbacĂ˝,zehirci
 
BazĂ˝ çocuklar tiner koklar
Evden kopmuĂž,sokakta yatar
Geleceði yeraltýna kayar
Var mĂ˝ bunlara sahip çĂ˝kan
Ufacýk yaÞta boyacýlýk yapýyor
Evine katkĂ˝lĂ˝ olmaya çalýÞýyor
Para bulamazsa çalĂ˝yor
Geleceðin yeraltýna hazýrlanýyor
Kýrk yýldýr yaÞanan bu konular
Var mĂ˝ neĂžteri vuracak kurumlar
Böyle oluĂžuyor bataklĂ˝klar
Sonrada adýna yeraltý diyorlar
 
Her Ăžeyin hesabĂ˝ ortada deĂ°il mi
Bu sözlerimin var mĂ˝ bir eĂ°risi
O çocuklar uzaydan gelmedi
Þimdiye kadar ilgi gösterilmedi
A.T.V.gösteriyor polis imdatĂ˝
Yakalananlara bak hep zavallĂ˝
Ýþte onlarĂ˝n yeraltĂ˝ dünyasĂ˝
O yerlerdekileri kim yarattĂ˝
 
AynĂ˝ konu bayanlara da geçerli
Her biri fakir aile kýzý belli
Onlara fahiĂže denir,sicilli
Flört yapĂ˝yor olur zenginin ki
 
DýÞardan gelmiyor bu fahiÞeler
Gelen belli,dilimizi bilmezler
Çaresizlikten o yolu seçmiĂžler
Öylesi yaĂžamĂ˝ kaçta kaçĂ˝ ister
 
Ýnmek gerekir konularýn temeline
Dur demek lazým kokuÞmuÞ sisteme
Ýnsana insanca hak verilmedikçe
Ne iÞiniz var halkýn meclisinde
 
Halka hizmet için orada görevlisin
ÇĂ˝kardan baĂžka Ăžey düĂžünemez misin
Bu durum ne olacak söyler misin
Bunun öyle olduĂ°unu sende bilirsin
 
Bizler bu ülke insanĂ˝ deĂ°il miyiz
Neden birbirimize acĂ˝ çektiririz
Olmuyorsa baĂžka yol deneyiniz
Sizler Millet için o yerdesiniz
 
Hemde HalkĂ˝n Meclisinde görevdesin
Hemde halka bir Ăžey vermeyeceksin
Bu nasĂ˝l olacak söyler misin
Ýnan olmuyor efendiler,bu bilinsin
 
SokaĂ°a dökülen memuru gördünüz
O insanlar ki,sizin mahiyetiniz
Mahiyetinizi bile sefil ettiniz
Söyleyin Millete,siz kimsiniz
   
 15-9-1994   Nurettin ESER                                                 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

    


Nurettin Eser Š Her hakký saklýdýr                                                                                                         

Webmaster: Taner Canbek - www.tanercanbek.com